SAMSUN KAVAK KUZALAN KÖYÜ

14.01.2013



Kavak Kuzualan Köyü'nün doğu kısmında Kocuğu deresi var. Bu derenin doğu kısmı ormanlık alanlarla kaplıdır. Batı tarafı ve kuzeyi tarıma elverişli alandır. Doğu tarafı kapalı, batı tarafı açıktır. Güney tarafı kapalı, kuzey tarafı açıktır. Güney kısmında 776 metrelik Kuzualan sırtı bulunuyor. Doğusunda 750 metrelik Göldağ sırtı vardır. Doğusu ve güneyi yüksek, batısı ve kuzeyi daha alçaktır. Kuzey yön Aksu deresine bakıyor. Köy, dağın eteğinde kuruludur.

 

Kuzualan Köyü Samsun iline 57 kilometre Kavak ilçesine 7 kilometre uzaklıktadır. Samsun Ankara karayolu üzerinden Kuzualan Köyü sapağından ulaşılmaktadır.

 

Kuz Divan-ı Lugat-it Türk'de güneş görmeyen , serin yer, gölgede kalan, güneş almayan yer anlamındadır. Kuzey Türkler'de kararlığın ve gecenin sembolüdür. Güney ve kuzeyi birbirinden ayıran en önemli özellik, o yerin güneş alıp almadığıdır. Güneşin düşmediği yer kuzeydir.

 

Ahmet Vefik Paşa Lehçe-i Osmani'de kuz, sözünün eski Türkçe'de gölge manasına geldiğini ve kuzey sözünün buradan çıktığını belirtir. Kaşgarlı Mahmut, kuz dağ denen dağların, güneş görmediğini anlatır. Ona göre kuz dağlara güneş ancak öğleden sonra düşer ve bu dağlar güneşin solunda kalırlardı. Bunun için de üzerlerinde kar eksik olmazdı.

 

Bu türlü kuytu serin yamaçlara yurdumuzun türlü dağlık yerlerinde başka adlar da verilmiştir. Bunlar arasında kuz, kuzyönü, kuzyaka, kuzieç, guz da vardır. Kuz yönünün bitki yetişmesinde önemli yeri vardır. Köz yönünde sıcağı güneşlenmeyi çok isteyen bitkilerin yetişmesi, serpilmesi güçleşmiştir. Köy adını coğrafi konumundan alır.

 

ŞIHLI

Kuzualan Köyü?nün 750 metre rakımlı mahallesi olan Şıhlı'nın doğusundan Şıhlı deresi akar. Bu köyün güney tarafı kapalı, kuzeyi açıktır. Tarım alanları kısmen az, engebeli bir arazidir.

 

15.ve 16. Yüzyıl tahrir defterlerinde Kavak sınırlarında bulunmayan bu köye 1642 tarihli Canik Livası Reaya Defteri'nde rastlıyoruz. Şıhlı diye geçen köy, köprücülük ve derbentçilik hizmeti karşılığında avarız vergisinden muaf tutulmuşlardır. Köy, adını buraya yerleşen, Osmanlı arşiv belgelerinde Şeyhler, Şeyhli, Şeyhlü tabiriyle anılan Yörük Türkmen taifesinden alır. Türkay'a göre bu cemaat Bozolus aşiretindendir. Yaylakları Develü, Erciyes ve Zamantı'da, kışlakları Aksaray ve Kırşehri?nde idi.

 

Şeyhli adının aşiretler arasında yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz. Osmanlı arşiv belgelerinde birçok yerde iskan olan bu cemaatin Dulkadir, Yeni İl. Bozolus, Halep, Türkmenleri gibi büyük topluluklar içindeki aynı aşiretlerle bağını kurmak müşküldür. Gündüz'e göre bunlar Bozolus veya Dulkadir Türkmenleri'nden kopan gruplar olmalıdır. Bu cemaati, danişmendi Türkmenleri içinde de görüyoruz.

 

Osmanlı?nın bölgeye egemen olduğu tarihten bu yana yerleşim dahilinde bulunan köyün 1485?de vergi nüfusu 49, 1520'de 35, 1576?da 79?dur. Köyün 1642 Canik Avarız defterinde hem köyü hem mahallesini görüyoruz. Karye-i Kuzualan ma Karye-i Şeyhlü toplam 11 hanedir. 1837 yılı Canik Liva Defteri?ne göre köyün ilk muhtarı Atcıoğlu Ali'dir.

 

Köyde yıkık bir kilise ve ay tepesi adlı höyük bulunmaktadır.

 

YAĞMUR DEDE

Kuzualan Şahlı mahallesinde bulunmaktadır. Köyün dedesi olarak tarif edilmekte aynı zamanda Yağmurcu Dede denilmektedir. Bu dedenin halk arasında ilk olarak koşulacak hayvanlar koşulunca yüklenilen taşlar buraya getirilirmiş. Dedenin yattığı yer olarak gösterilen yere bırakılırmış. Böyle yapan köylülerin koşum hayvanları acemicilik etmezmiş.  Buraya bırakılan taşlar köylüler tarafından alınarak dedenin etrafına duvar çekmişler. Fakat dedenin taş duvardan rahatsız olduğu anlatılmaktadır. Buraya Yağmur dede denilmesinin sebebi köylüler tarafından yağmur duası için buraya çıkılmasıdır. Dua yapıldıktan sonra köye inmeden yağmur yağırmış. Hiçbir zaman yapılan duanın boş çıkmadığı köy halkı tarafından anlatılır.