SAMSUN KAVAK KAYA KÖYÜ

14.01.2013


Kavak Kaya - Kayı Köyü Samsun iline 53 kilometre, Kavak ilçesine 3 kilometre uzaklıktadır. İlçe merkezinden Kavak Çakıralan karayolu üzerinden ulaşılmaktadır.

 

Tahrir defterlerinde köy, Kayı adıyla geçiyor. Günümüzde köy, önceki adıyla hiç bağlantısı olmayan Kaya şekline dönüşmüştür. Köyün adı, Oğuzlar'ın (Türkmenlerin) 24 boyundan Bozoklar'a bağlı Kayı boyundan gelir. Kayı, Kaşgarlı Mahmud'un eserinde kayığ olarak boy listesinde Kınık'tan sonra ikinci sırada; Reşideddin ve Yazıcıoğlu'nun listesinde ise ilk sıradadır.

 

Birçok kaynakta Kayı sözcüğünün Reşideddin'e atıfta bulunarak Sağlam muhkem gibi anlamlara geldiğinin belirtilmesi üzerinde duran bir etimolojik incelemede Türkçe'de kayan sözcüğüne dikkat çekiliyor. Lehçe-i Osmani'de belirtilen kayan dağlardan şiddetle inen muvakkat sel demektir.

 

Kaya boyunu araştıran yazarların ortak görüşü, onların 9. Yüzyılda Selçuklular ile birlikte Ceyhun nehrini geçerek İran'a geldikleridir.

 

Anadolu'ya geliş hakkında değişik görüşler vardır. Birinci görüş; Ceyhun nehrini geçen Kayılar, Horasan'da Merv ve Mahan tarafına yerleşmişler. Moğolların baskısı üzerine Azerbeycan'a ve Doğu Anadolu'da Ahlat taraflarına gelmişlerdir. 11. Yüzyılın sonlarından itibaren Diyarbakır, Hasankeyf, Elazığ tarafından devlet kuran Artuklu Devleti'nin kayın boyundan olması, Kayı boyunun çok zaman önce de Doğu Anadolu'ya geldiklerini düşündürmelidir.

 

İkinci görüş; Ahlat'a yerleşen Kayılar, oradan Erzurum ve Erzincan'a daha sonra Amasya'ya gelerek oradan Halep taraflarına göç etmişler, fakat Caber kalesi civarında reisleri Süleyman Şah'ın Fırat'ı geçerken boğulması üzerine orada durmuşlar, bir kısmı orada kalmış bir kısmı da Çukurova'ya gelmişlerdir. Çukurova'ya gelenlerin bir kısmı Erzurum Pasinler Ovası Sürmeliçukur'a yönelmiş, burada da anlaşmazlıklar baş gösterince bir kısım topluluk asıl yurduna geri dönmüştür.

 

Osmanlı Devleti'nin temellerinin yükselmesinde büyük emeği geçen Ertuğrul ve kardeşi 400 çadır ile Sürmeliçukur'da kaldıktan sora Moğollar'ın akınları yüzünden Orta Anadolu'ya göç edip 1219 - 1236 yılları arasında Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından Ankara yakınlarındaki Karacadağ bölgesine yerleştirilmişlerdir.

 

Osmanlının bölgeyi hakimiyeti aldığından bu yana yerleşim dahilinde bulunan köyün 1485 yılı vergi nüfusu 34, 1520'de 34, 1576'da 98'dir.

 

1642 yılı Canik Avarız Defteri'ne göre köyün adı Karye-i Kayı'dır. Köyün o yıllarda Karga mezrası olarak yer almaktadır.

 

1837 yılı Canik Liva defterine göre köyün ilk muhtarı Topçuoğlu Hüseyin'dir.

 

DEDEYAN EVLİYASI

Köy hudutları içerisinde Akkisan Kireç Ocağı önünde yolun kenarındadır. Toplu ağaçlarla çevrili kenarları taşla çevrilmiştir. İlçede genelde yağmur duası burada yapılır. İsmi hakkında bilgi yoktur. Kaçak define arayanlar burayı kazmışlar kazı izleri ve çukurları belli olmaktadır. Bütün vücut ağrılarına himmet beklenmektedir.

 

AKIL SUYU

 Kaynak:Mehmet KÖSEOĞLU