SAMSUN KAVAK ÇUKURBÜK KÖYÜ

14.01.2013









Çukurbük Kaz Tirit Gecesi İçin Tıklayınız






Kavak Çukurbük Köyü çevresine göre çukur bir yerdir. Vadi kısmı Samsun yolu tarafı açıktır. Adına uygun bir yerde kuruludur. Rakımı 500 metre civarındadır.

 

NASIL GİDİLİR?

Samsun iline 56 kilometre Kavak ilçesine 15 kilometre uzaklıktadır. Samsun  Ankara karayolu üzerinden Çukurbük sapağından ulaşılmaktadır. Tren yolu ile gelenler için her sabah 08:20'de Samsun Tren garından kalkan tren; saat 09.20'de köye ulaşır.

 

 

ÇUKURBÜK

15. ve 16. yüzyıl tahrir defterlerindeki adını halen koruyan köy, adını coğrafi özelliği dolayısıyla alır. Çukur çevresine göre aşağı çökmüş olan yerlere verilen addır. Bük sözcüğü ise sık çalılık, fundalık anlamlarında kullanılır. Anadolu'da bu sözcük; akarsu kenarlarındaki verimli topraklar için de kullanılır. Kavak yerel ağızda bu sözcük, halen sık çalılık, fundalık manasında kullanılır.

 

 

Köyün 1485 yılı tahrir kayıtlarında vergi nüfusu 48, 1520'de 40, 1576'da 78'dir. 1642 yılı Canik Avarız Defterinde köyde 14 hane vardır. 1837 yılı Canik Liva Defterine göre köyün ilk muhtarı Kölecioğlu Ahmed'dir. Ayrıca aynı defterde Kayabaşı köyü de ayrı bir köydür. Köyün muhtarı Kral Oğlu Ömer'dir.

 

 

AVUTLU

Avut bir çoğul eki olup, yer adlarında kullanılır. Bir başka anlamda ise; Kavak yerel ağızda yaramaz çocukların uslanması için avutmaya getirilmeye işlemidir. Bu ulu ağaca da olabilir. Kişilere de götürülebilir. Avutmak fiil olarak da; sıkıntısını acısını unutturmak, yatıştırmak, teselli etmek manasındadır. Avurt: Kavak yöresinde "avurdum kaçtı" ağız içindeki boşluk. Asarcık tarafı açık, ağızdaki koya benziyor. Güneye bakan tarafı açıktır.

 

 

ÇÖTE

 Kavak yerel ağızda erkek çocukların oynadığı ve üç bacağı olan ağacın ve oyunun adıdır. Bazı yörelerde ise bu sözcük yeşil fasülye vb. sebze bitkilerin sarılması için özel yapılmış sırığa atfedilir. Konya yöresinde ise orakla beraber kullanılan bir tarım aracıdır.

 

 

KAYABAŞI

Mer Irmağı ile bu yerleşim yeri arasında kayalıklar bulunur. Mahalle kuşbakışı görünümünde ismine uygun vasıftadır.

 

 

ÇINAR

Çınar, Farsça cenar sözcüğünden gelir. İki çenekgillerden 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı, gölgesi koyu olduğu için bahçe ve parklara süs ağağcı olarak dikilen büyük ağaçtır. Yüzyıllık çok eski çınarlar dünyanın birçok yerinde kutsal sayılır. Leo Barbar, Türk kavimlerden Bulgarlarda çınara yönelik totemik unsurları ilginç bulur. Anadolu'da dağların veya tepelerin üzerindeki "tek ağaçlar" halkın gönlünde sevgi ve saygıyla yad edilir. Bu adla anılan Türkiye'de birçok yer adı bulunur. Anadolu'da çınarla ilgili inanışlarda, Türklerden önceki kültürlerle dinlerin de devamı ve izleri vardır. Türkler çınarı, bir ulu ağaç veya Dede Korkut'un diliyle bir kabaağaç olarak saymışlardır. Örneğin İdege - Bey destanında erkek çocuğa çınardan beşik yapılır. Anadolu'nun birçok masalında çınar, ulu ağaçtır. Çukurbük dahilinde İstasyon mevkinde çınar ağaçları bulunsa da bu mahallenin çevresinde çınar ağaçları bulunmuyor.

 

 

ÇİFTLİK

Kelimenin kökü olan çift, toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan yardımıyla toprağı sürme işi ziraat anlamına gelir. Ekip dikmeye yarayan, hayvan da yetiştirilen orada çalışanların oturduğu evleri, hayvanları barındıran ahır, ağıl ile yağ, peynir yapma yerleri de bulunabilen geniş toprak parçasına da çiftlik denir. Bir bakıma çiftlik, tek evle köy arasında yer alan bir kırsal yerleşme şeklidir.

 

 

Cumhuriyetin ilk devirlerinde burada Monako Çiftliği diye geçen Rumlar'a ait bir çiftlik vardır. 1924 mübadelesiyle buradaki az sayıdaki Rum Yunanistan'a gidince 1924 -25'lerde Osmancıklı Sarı Mehmed adında Jandarma Yüzbaşı bu çiftliği satın alır. Kavak'ta sözü geçen bu şahsın bulunduğu yerde bir de beyaz bir konağı vardır. Hatta 1980'lere kadar konak, işlevsel haldedir. 19. yüzyıl sonlarında Batum'dan göç eden ailenin çocuğu olan Ahmet (Pamuk) ve kardeşleri 1956'da bu çiftliği tamamen satın alırlar. Tarihi geçmişinden anlaşılacağı üzere çiftlik adı yukarıda söylenenlerden bu yerleşim alanına ad olmuştur.

 

 

MEDEK

1877 - 78 yılında 93 Harbi sırasında Batum'dan bu bölgeye iskan edilen Gürcü ailesi, anlatılanlara göre buraya yerleşen ilk ailedir. Şu anda bile 10 haneyi geçmeyen bir yerleşim yeridir. Bu isim Artvin ve Gümüşhane yöresinde kömüş hayvanına verilir. Giresun ve Ardahan'da yere ağızda dişi mandaya denir. Türkiye'de bu adla anılan bir yer adının da Medekgöz olması bunu doğrulayıcı niteliktedir.

 

 

GEZİLECEK YERLER

Tren garı ve tren istasyonu göz seyri açısından çok etkileyicidir. Trenin taş köprüden geçmesini yakalamak isteyenler sabah için 09.00'dan itibaren hazır olmaları gerekir.

 

 

MERT IRMAĞI VE KÜÇÜK ŞELALELER

Mert Irmağı içinden karşıdan karşıya geçmek, yanı başında piknik yapmak, ırmak boyunca yürümek, balık tutmak büyük olasılıkla yorgunluğunuzu atacaktır.

 

 Kaynak:Mehmet KÖSEOĞLU