SAMSUN KAVAK AKBELEN KÖYÜ

14.01.2013


 Akbelen Köyü Kavak ilçesinin kuzeybatı yönünde, Havza ilçesi hududundadır. Yüksek bir coğrafi yerde kurulu olan köy, ormanlık bir alandadır. Tepe üzerine açık bir alanda kuruludur. Batı yönü tarıma elverişlidir. Akbelen rakımı 850  900 metre civarıdır. Güneyinde Çiğdem tepesi 900 metre civarındadır.

 

 

NASIL GİDİLİR

 

Samsun?dan gelecekler için Samsun - Ankara karayolu 30 kilometresinden Mahmutlu Mahmutbeyli köy hattından gidilir. İlçe merkezinden Kavak Çakıralan karayolu vasıtasıyla ulaşılmaktadır. Samsun iline 70 kilometre, Kavak ilçesine 26 kilometre uzaklıktadır.

 

 

TARİHSEL DURUM

 

Dağ, eski Türkiye Türkçesi'nde tağ çevresindeki araziye göre büyük bir çıkıntı teşkil edecek biçimde yükselen toprak veya kaya kütlesine denir. Köyde yapılan saha araştırmalarında bu kavramı ortaya koyan bir topografyayla karşılaşıyoruz. 1933?de Dağnıç adını taşıyan köyün adı değiştirilerek, Akbelen olmuştur. Yeni isim çocukalrın ve gençlerin hafızalarında iken yetişkin ve yaşlı kesim köye hala Dağnıç diyor. 17. yüzyılda Canik Avarız Defterleri'nde olmayan köyün 18. yüzyıl içinde kurulduğunu düşünüyoruz. Öyle 1837 Canik Liva Defteri'nde ilk muhtarı Kerimoğlu Osman?dır.

 

 

KÖYÜN MAHALLELERİ

 

AĞALIK : Akbelen?e 2 km uzaklıktadır. Köy halkına göre buranın adı Ağıllık olsa gerekir. Mahmutlu Köyü?nün ağıllarının çok eski dönemlerde burada olduğu varsayılıyor.

 

 

KÖYAĞASI : Akbelen?e 300 uzaklıktadır. Dere yatağına kuruludur. Doğusu arazi, batısı orman, kuzeyi Hodoğ mahallesi, güneyinde orman vardır. Eski dönemlerde Mahmutbeyli köyünde bir ağa koyun hayatı yaptırıyor. Ağa sözcüğü tarihin çeşitli evrelerinde farklı anlamlarda da dile getirilmiştir. Osmanlı devrinde ev büyüklerine ev ağası köy ileri gelenlerine köy ağası denilirdi.

 

 

AĞCAGÜNEY; Ağcagüney, iki derenin arasında bir yamaç etrafında kuruludur. Güneye bakar, Meşelik ağaçlar arasında bir tepe üzerindedir. Ağca, ak akaç anlamındadır. Güney sözü Anadolu köylerinde çok yaygın ve en çok kullanılan deyişlerden biridir. Türkçe?de güney kavramının iki manası vardır. Güneşin bulunduğu yer ve güneş gören, güneş ışınlarının üzerinden eksilmediği bölge ve yamaçlara bu ad verilir. Ağcagüney, dağın yamacına kurulu güneye bakıyor. Kuzey rüzgarından saklanmak için kışın koyun yapmak açısından kuzey rüzgarını enlgelleme amaçlıdır. Dere kenarında su vermek için Ağcagüney?in önünde dere vardır. Mahallenin adı halk ağzında bir dağın güne bakan yanı cenub taraf anlamında geçer.

 

 

HODOĞLU: Hod, Farsça bir sözcük (zamir) olup kendi bizzat de dahi manasındadır. Dede Korkut Destanları, Yunus Emre Divan'nda hod bu anlam dahilinde kullanılır. Arapça tamlamalarda da buna örnek hod-bin (kendini beğemiş, bencil) hod-endiş: (kendini düşünen) verilebilir. Bu sözcük Arapça'da baş, zırh, miğfer tabiri için de söylenir. Osmanlıda 19. yüzyılda köyün zenginlerinden Hudenoğlu diye bir sülale bulunmaktadır.

 

YÜRMENLİ / YÜRMENOĞLU : Mahallenin Osmanlı devrinde adı Yürmenli, günümüzde Yürmenoğlu'dur. İstiklal Harbi sırasında Kara İlya adı bir Rum eşkıyasının Yürmenli'den Hurşid adlı bir Türk'ü şehit etmeleri üzerine yöre halkı çok etkilenerek onun adına ağıtlar yakmıştır.

 

 

Hurşid dedikleri bir cahil uşak

Beline kuşanmış beş deste fişek

Hurşid'i vuran İlya denen ......

 

 

Arslanım Hurşid'im yerde yatıyor

Taze bıyıkları kana batıyor

 

 

Hurşid'in martini yağ ile yağlı

İlya'nın kellerine  aylıklar bağlı

Hurşid'in heybesi sicimle bağlı

 

 

Arslanım Hurşid'im yerde yatıyor

Taze bıyıkları kana batıyor

 

 

Türnük harmanında otlar bitmesin

Söylen nazlı geline evden gitmesin

Körpe kuzuları mahzun etmesin

 

 

Arslanım Hurşid'im yerde yatıyor

Taze bıyıkları kana batıyor

 

 

Çelalan'dan çıktım yan basa basa

Türnük çayırına vardım gan gusa gusa 

Neyinen oldu alınan oldu

Çizmelerimin içi ganınan doldu

Türnük harmanında otlar bitmesin

Söylen nazlı geline evden gitmesin

Körpe kuzuları mahzun etmesin

 

 

GEZİLECEK YERLER

 

Denizdağ / Da denizi ormanlık bir alanda kuruludur. Köy dağın eteğindedir. Orman ise köyün arkasındadır. Kıraç ekilmeyen bir yerdedir. Araziyi önüne katmış bir durumdadır. Araziler ve ormanlar ise Köyağası?na aittir. Ağaçdenizi, Yürmenoğlu?na ait dağ adı. Pelit (meşe) ağaçları vardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapıldığı anlaşılan köyün camisi gezilmeye değerdir. Camide 19. yüzyıldan kalma Kuran-ı Kerim ve ilmihal eserleri bulmak mümkündür.

 

 

TEPE ÜSTÜ MEVKİİ

 

Akbelen köyünün güneybatısında Yürmenoğlu mahallesine giden yolun güneyindedir. Köye 3 kilometre uzaklıktadır. Köy halkı burada kap kacak, mutfak aletlerinin bulunduğunu söylüyor. Sivri hali 3-4 metre boyunca defineciler tarafından kazılmıştır.

 

 

GÜREŞ ŞENLİKLERİ

 

Köyde bazı yıllarda güreş şenlikleri düzenlenmekte ve çevre köylerden birçok kişi köye güreşleri izlemek için akın etmektedir.


Kaynak:Mehmet KÖSEOĞLU